İşyerinde Travmatik Bir Olaydan Sonra İlk Günlerde Ne Yapılmalı?
Önce fiziksel güvenliği sağlayın; ardından doğrulanmış bilgileri paylaşın, olaydan etkilenmiş olabilecek çalışanları belirleyin, desteği gönüllü ve gizliliğe saygılı biçimde sunun. Her çalışana aynı uygulamayı yapmak veya çalışanları olayı anlatmaya zorlamak uygun bir ilk adım değildir.
İlk günlerde herkes aynı tepkiyi göstermez. Bazı çalışanlar konuşmak veya bilgi almak ister; bazıları sessiz kalmayı tercih eder. Bazı tepkiler hemen, bazıları ise daha sonra ortaya çıkabilir. Bu nedenle kurumun yaklaşımı esnek olmalı ve çalışanların ihtiyaçları izlenmelidir.
Psikolojik ilk yardım nedir?
Psikolojik ilk yardım, çok zorlayıcı bir olaydan etkilenen kişiye insani, destekleyici ve pratik yardım sunmayı amaçlayan bir yaklaşımdır. Kişiyi olayın ayrıntılarını anlatmaya zorlamak ya da hemen “normalleşmesini” beklemek değildir. Öncelik güvenlik, temel ihtiyaçlar, anlaşılır bilgi ve kişinin destek kaynaklarına erişimidir.
Dünya Sağlık Örgütü bu yaklaşımın insanların onuruna, kültürüne ve kendi baş etme kapasitelerine saygı göstermesi gerektiğini belirtir. Türkiye’de psikososyal destek çalışmaları da psikolojik ilk yardımın yanı sıra ihtiyaçların belirlenmesi, bilgilendirme, çalışan desteği ve izlemeyi kapsar. (WHO: Psikolojik İlk Yardım Rehberi · Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı: Afet ve Acil Durumlarda Psikososyal Destek)
Olayın hemen ardından: Güvenliği ve temel ihtiyaçları sağlayın
Psikososyal destekten önce fiziksel tehlikelerin giderilmesi ve gereken sağlık veya acil yardımın sağlanması gerekir. Çalışanların güvenli bir alana geçmesi, yaralıların sağlık hizmetine ulaşması ve olayın ilgili kurum içi ve resmî süreçlere bildirilmesi önceliklidir.
Güvenli alan sağlandıktan sonra çalışanların temel ihtiyaçları da ele alınabilir:
Yakınlarıyla iletişim kurabilmeleri,
Su, yiyecek ve dinlenme imkânına erişmeleri,
Gerekirse ulaşım veya geçici izin desteği almaları,
Olay yerinden uzaklaşmak ya da bir süre yalnız kalmak istemeleri.
Bu adımlar küçük görünebilir; ancak olaydan hemen sonra çalışanların belirsizlik ve güvensizlik duygusunu azaltmaya yardımcı olabilir.
İlk gün: Bilgiyi açık, tutarlı ve ölçülü paylaşın
Kurum içinde kimin, hangi bilgiyi, ne zaman paylaşacağı belli olsun. Çalışanlar mümkün olduğunca doğrulanmış bilgileri aynı kaynaktan alabilsin. Henüz bilinmeyen konularda tahmin yürütmek yerine, bilginin netleşmediğini açıkça söyleyin:
“Şu anda bu konuda doğrulanmış bilgimiz yok. Bilgi netleştiğinde sizinle paylaşacağız.”
Bilgi vermek, olaya ilişkin her ayrıntıyı herkesle paylaşmak anlamına gelmez. Yaralı veya hayatını kaybeden kişilere ait özel bilgileri, yakınlarının ve ilgili birimlerin süreçlerini gözetmeden paylaşmayın. Çalışanların sorularını iletebilecekleri bir kişi veya kanal belirleyin.
İlk günler: Kimlerin desteğe ihtiyaç duyabileceğini değerlendirin
Olaydan doğrudan etkilenen kişi veya kişiler dışında, tanıklar, ilk müdahaleyi yapanlar, yakın çalışma arkadaşları, aynı işi veya ekipmanı paylaşan çalışanlar ve yöneticiler de farklı düzeylerde etkilenebilir. Ancak bir gruptaki herkesi aynı ölçüde etkilenmiş kabul etmek doğru değildir.
Kurum, çalışanlarla uygun ve mahremiyete saygılı biçimde iletişim kurarak şu soruları değerlendirebilir:
Çalışan kendini şu anda güvende hissediyor mu?
Acil bir pratik ihtiyacı var mı?
İşe veya aynı göreve dönmekle ilgili belirgin bir güçlük yaşıyor mu?
Destek almak istiyor mu; istiyorsa hangi tür destek ona uygun?
Daha sonra yeniden iletişim kurulmasını ister mi?
Bu görüşmeler bir tanı koyma veya çalışanları sınıflandırma amacı taşımamalıdır. Amaç, ihtiyacı olan kişilerin destek seçeneklerine ulaşmasını kolaylaştırmaktır. Olaydan kimlerin etkilenebileceği hakkında daha fazla bilgi için İş Kazası Sadece Kazayı Yaşayanı mı Etkiler? yazımıza da bakabilirsiniz.
Çalışanlara konuşma seçeneği sunun, baskı yapmayın
Bazı çalışanlar yaşadıklarını paylaşmak isteyebilir; bazıları ise hazır olmadıkları için konuşmamayı tercih edebilir. “İsterseniz sizi dinleyebiliriz” veya “Şu anda neye ihtiyacınız olduğunu birlikte düşünebiliriz” gibi seçenek sunan bir dil kullanın.
Çalışanlardan olayın ayrıntılarını grup içinde anlatmalarını istemek ya da herkesin katılmasını beklediği bir toplantı düzenlemek uygun bir ilk adım olmayabilir. Erken dönemde herkese olayın ayrıntılarını anlattıran tek tip bir uygulamanın önleyici veya gerekli olduğu varsayılmamalıdır. Destek, kişinin isteğine ve ihtiyacına göre sunulmalıdır. (Victoria Sağlık Bakanlığı: Olay Sonrası Psikolojik İlk Yardım)
Yöneticiler ne söyleyebilir?
Yöneticilerin çalışanların tüm sorunlarını çözmesi veya ruh sağlığı uzmanı gibi davranması beklenmez. Ancak sakin, açık ve yargılamayan bir iletişim kurmaları önemlidir.
Şu ifadeler yardımcı olabilir:
“Şu anda en çok neye ihtiyacınız var?”
“Bu konuda henüz bilmediğimiz noktalar var; bilgi netleşince paylaşacağız.”
“İsterseniz destek seçeneklerini birlikte gözden geçirebiliriz.”
“Bugün görevinize dönmek sizin için zor görünüyorsa bunu konuşalım.”
“Artık geçti, işimize bakalım”, “Güçlü olmalısın” veya “Bunu unutmalısın” gibi ifadelerden kaçının. Çalışanlara ne hissetmeleri gerektiğini söylemek yerine, ihtiyaçlarını ifade edebilecekleri bir alan açın.
Gizliliği ve gönüllülüğü açıklayın
Destek başlamadan önce çalışanlara hangi bilgilerin gizli kalacağını, hangi genel bilgilerin kuruma aktarılabileceğini ve varsa gizliliğin sınırlarını açıklayın. Kuruma iletilecek değerlendirmeler, bireysel konuşmaların içeriğini aktarmak yerine ortak ihtiyaçlara ve önerilen adımlara odaklanabilir.
Çalışanın destek alması kadar, kendisi için uygun olmayan bir paylaşımı yapmaya zorlanmaması da güven duygusunun parçasıdır.
İzleyen günlerde yeniden iletişim kurun
İlk görüşmede destek istemeyen bir çalışan daha sonra yardıma ihtiyaç duyabilir. Bu nedenle kurum, çalışanlara destek seçeneklerinin devam ettiğini bildirebilir ve uygun aralıklarla yeniden iletişim kurabilir.
Olayın ardından iş akışına dönmek, çalışanların etkilenmediği anlamına gelmez. Kurum, çalışanların güvenlik kaygılarını, işe dönüşle ilgili ihtiyaçlarını ve destek talep edip etmediklerini zaman içinde gözden geçirebilir. Tek bir toplantı veya bilgilendirme etkinliği her olay ve kurum için yeterli olmayabilir.
Hangi durumlarda ek destek düşünülmeli?
Olaydan sonra korku, üzüntü, öfke, suçluluk, uyku veya dikkat güçlüğü gibi tepkiler görülebilir. Tepkiler kişiye göre değişir ve tek başına bir tanı anlamına gelmez. Bazı çalışanlarda zorlanma hemen başlarken bazılarında daha sonra belirginleşebilir.
Zorlanma sürüyor, giderek ağırlaşıyor veya kişinin günlük yaşamını ve işini belirgin biçimde etkiliyorsa uygun bir ruh sağlığı uzmanından destek alma seçeneği değerlendirilebilir. Acil sağlık sorunu veya kişinin kendisine ya da başkasına zarar verme riski varsa acil yardım istenmelidir. (CDC/NIOSH: Travmatik Olay Stresi)
Sık sorulan sorular
İşyerinde travmatik bir olaydan sonra ilk ne yapılmalı?
İş kazası sonrası bütün çalışanlara psikolojik destek verilmeli mi?
Çalışanlar olaydan sonra yaşadıklarını anlatmaya zorlanmalı mı?
Olaydan sonra çalışanların zorlanması olağan mı?
Kurum olaydan ne kadar süre sonra yeniden değerlendirme yapmalı?
Kurumun ilk günlerdeki yaklaşımı neden önemlidir?
Bilgilendirme notu: Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; bireysel değerlendirme veya profesyonel destek yerine geçmez.
Liman Psikoloji’nin kurumlara yönelik travma öncesi hazırlık ve travma sonrası psikososyal destek çalışmaları hakkında bilgi alabilirsiniz.