İçeriğe geç
Liman Psikoloji 0532 134 42 35

Blog

Panik Bozukluğu ve Panik Ataklarla Baş Etme Önerileri

Panik Bozukluğu ve Panik Atakları Durdurmak için Öneriler

Yazan: Psikolojik Danışman Seren Beleci — Aile Danışmanı, Sertifikalı EMDR Uygulayıcısı

Hiç beklemediğiniz zamanda aniden ortaya çıkan ve size sonsuzluk gibi gelen birkaç dakika boyunca göğüste sıkışma, nefes alamama, çarpıntı gibi fiziksel belirtiler ile birlikte korku ve panik hissetmenize neden olan ataklar yaşıyor ve sürekli olarak bu atakların tekrar etme olasılığı hakkında endişeleniyor musunuz? Bu tür deneyimler panik atak olarak adlandırılır. Ataklar tekrarlıyor ve günlük yaşamınızı etkiliyorsa bir hekimin değerlendirmesi önemlidir.

PANİK BOZUKLUĞU NEDİR?

Panik atak, birkaç dakika (ortalama 10 dakika) süren ani, tekrarlayan korku ve dehşet nöbetleridir. Panik ataklar, gerçek bir tehlike yokken bir felaket yaşama veya kontrolü kaybetme korkusu ile karakterizedir. Panik atak sırasında kişiler kalp krizi veya felç geçirdiğini, aklını kaybettiğini ya da ölümün eşiğine geldiğini düşünebilirler. Panik bozukluğu yaşayan kişiler panik atakların ne zaman ortaya çıkacağını bilemezler. Zamanlarının çoğunluğunda bir sonraki atağın ne zaman ve nerede gerçekleşebileceği düşünerek sürekli ve kalıcı olarak endişe duyarlar. Tekrar panik atak yaşama endişesi, insanların araba sürmesini ve aşırı durumlarda evlerinden çıkmalarını bile engelleyecek kadar güçlü olabilir. Kişiler okula, işe veya markete gitmek veya araba sürmek gibi günlük rutinleri gerçekleştiremeyebilir. Bu durum zamanla kişinin yaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilir.

PANİK BOZUKLUĞUN BELİRTİLERİ VE SEMPTOMLARI NELERDİR?

Panik bozukluğu yaşayan kişiler panik ataklar sırasında güçlü fiziksel belirtiler yaşarlar. Panik atakların sıklığı ve şiddeti kişiden kişiye değişebilmektedir.

  • Ani ve tekrarlayan panik ataklar

  • Panik atak sırasında kontrolü kaybetme ve ölüm korkusu

  • Panik atak sırasında çarpıntı, terleme, titreme, nefes alamama, halsizlik, baş dönmesi, ellerde karıncalanma veya uyuşma, göğüs ağrısı, mide ağrısı veya bulantı gibi fiziksel belirtiler

  • Bir sonraki panik atak ne zaman gerçekleşeceği konusunda yoğun ve sürekli endişe

  • Geçmişte panik atakların meydana geldiği yerlerde bulunmaktan kaçınma

PANİK ATAKLARA NE SEBEP OLUR?

Panik atakların temeli beynin tehlikeli bir durum yokken savaş veya kaç moduna geçmesidir. Gerçek tehlikenin olduğu durumlarda savaş-kaç tepkisi hayatta kalmamızı sağlayan gerekli bir tepkidir. Panik bozukluğu yaşayan kişiler, bedenlerindeki zararsız duyumları tehlikeli olarak yorumlar. Bunun üzerine beyin algılanan tehlikeye yanıt olarak hayatta kalma moduna geçer ve bedende bazı değişimler (çarpıntı, terleme, nefes alamama gibi) olur. Örneğin spor yaparken kalp atışlarının hızlanması kişinin atak geçirdiğini düşünmesine neden olabilir. Çünkü panik atak esnasında da kalp atışları benzer bir şekilde hızlanmaktadır. “Bedenimde bir şeyler ters gidiyor” gibi düşüncelerin baskın gelmesi ile beraber kaygı giderek yükselir ve pik yapar. Kaygının en üst düzeye çıktığı birkaç dakikanın ardından beden yavaş yavaş normale döner. Ancak kişiler bu deneyimi tekrar yaşamak istemedikleri için bedenlerindeki değişimlere daha da duyarlı olurlar. Panik atakları tekrar yaşamaktan kaçınmak için hayatlarını sekteye uğratmak pahasına daha önce bu deneyimi yaşadıkları durumlardan, kişilerden, eylemlerden uzak durmak, toplu taşıma kullanmamak, evden çıkmamak gibi önlemler alabilirler. Panik atakların kendileri oldukça yoğun ve travmatik etkiler bırakabilen deneyimlerdir.

Panik bozukluğu, toplumda %3-4 oranında görülür. Genetik ve biyolojik faktörlerin yanı sıra kişinin yaşadığı ortam ve zorlayıcı deneyimlerin de panik ataklarla ilişkili olabileceği düşünülmektedir. Panik bozukluk vakalarının geçmiş öyküsüne baktığımızda aşırı baskıcı, kuralcı, mükemmeliyetçi, her an gerginliğin çıkabildiği ortamlarda yetişen bireylerde sıkça rastlandığı görülüyor. Kaygı bozukluğuna biyolojik ve/veya çevresel faktörlerden dolayı yatkın olan bireyler yetişkin hayatlarında kayıp, ayrılık, kaza, yaralanma gibi tetikleyici bir stresli olayın ardından panik ataklar yaşamaya başlayabiliyor. Ataklar başta durup dururken ortaya çıksa da sonraları kişi bedenindeki belirtilere aşırı duyarlı hale gelerek yeni ataklar yaşamasına sebep olabiliyor.

PANİK BOZUKLUĞUNDA HANGİ YAKLAŞIMLAR KULLANILIYOR?

Yukarıda tanımlanan deneyimleri yaşıyorsanız öncelikle bir hekime başvurarak bedensel nedenlerin değerlendirilmesini sağlayın. Tanı ve tıbbi tedavi planlaması hekimin alanındadır; psikolojik destek bu sürece eşlik edebilir.

EMDR YAKLAŞIMI PANİK ATAKLARI NASIL AÇIKLAR?

EMDR’ye göre birçok psikolojik rahatsızlıkta olduğu gibi panik bozukluğun ardında işlev bozucu, travmatik etkisi devam eden ve hafızada işlenmeden depolanmış anılar vardır. İnsanların yaşamakta olduğu panik atakları ile bağlantılı “kontrolde değilim, tehlikedeyim” gibi negatif inançları, göğüste sıkışma, nefes alamama gibi rahatsız edici bedensel tepkileri, panik ve korku duyguları geçmiş travmatik deneyimlerin bugünkü dışavurumlarıdır.Mevcut durumdaki stresli faktörlerin geçmiş travmatik anıları ve işlevsiz inançları tetiklemesi ile panik ataklar ortaya çıkar. Bu yaklaşıma göre erken dönemde yaşanan zorlayıcı deneyimler ve güncel stresli yaşam olayları, panik atakların ortaya çıkmasına katkıda bulunabilir.

EMDR literatüründe panik ataklarla ilişkili yaşantılar için geliştirilmiş protokoller bulunmaktadır. Bu protokoller geçmiş yaşantıları, güncel tetikleyicileri ve geleceğe yönelik hedefleri ele alan üç aşamalı bir yapı izler. Bir yaklaşımın kişi için uygun olup olmadığına, ayrıntılı bir değerlendirmenin ardından alanında eğitimli bir uzman karar verir.

PANİK ATAKLARI DURDURMAK İÇİN ÖNERİLER

Aşağıdaki öneriler atak anında kendinize yardımcı olmanızı destekleyebilir; ancak bir uzman değerlendirmesinin yerini tutmaz.

  1. Panik ataklarınızın stres tepkisi olduğunu bilin ve kendinize hatırlatın. Bu farkındalık, atak anında kendinizi daha güvende hissetmenize yardımcı olabilir.

  • Nefes egzersizleri ve meditasyon gibi rahatlama teknikleri kullanın.

  • Panik atak başladığında giderek artan negatif düşünceler panik atağı daha da kötü hale getirir. Negatif düşünceler yerine bunun dakikalar sonra geçeceğine odaklanın. Olumsuz düşünceleri fark etmek, atağın etkisini hafifletmeye yardımcı olabilir.

  • Hareket edin. Yürüyüşe çıkmak, kolları bacakları sallamak, dans etmek gibi hareketler hem vücudunuzda biriken fazla enerjiyi serbest bırakır hem de dikkatinizi dağıtır.

  • Hayatınızı düzene sokun. Hayatınızdaki stresli durumları daha sakin hale getirmeye çalışın. Düzenli uyku, sağlıklı yemek, dinlenmek, öz bakımınıza özen göstermek gibi basit görünen faktörler büyük fark yaratır.

  • Panik atak ve panik bozukluğu, yaşamınızda bir şeylerin doğru gitmediğini işaret eden göstergelerdir. Panik atağınızı nelerin tetiklediğini ve panik ataklarınızı başlatan asıl olayın ne olduğunu bulun. Kendinize sormanız gereken önemli soru şudur: Yaşadığınız panik ataklar yaşamınızdaki stres faktörlerinin bir çıktısı mı, yoksa geçmiş travmalar sonrası stresin bir çıktısı mı? Geçmişin zorlayıcı anılarıyla yüzleşmekten kaçınmak, bazı kişilerde sıkıntının uzun sürmesine katkıda bulunabilir. Bu deneyimlerle tek başınıza baş etmek zorunda değilsiniz; bir hekimden ve bir ruh sağlığı uzmanından destek almayı düşünebilirsiniz.

Seren Beleci

Psikolojik Danışman

Aile Danışmanı / Sertifikalı EMDR Uygulayıcısı

WhatsApp'tan yazın