İzmir, denizi, kordonu ve rahat yaşam tarzıyla bilinse de son yıllarda yapılan akademik ve sosyal araştırmalar, madalyonun öteki yüzünü; yani kentin ruhsal sağlığını gözler önüne seriyor. Veriler gösteriyor ki İzmir’in en büyük ortak sorunu ne trafik ne de hava kirliliği; kentin asıl mücadelesi stres ve kaygı ile.Araştırmalar Ne Diyor?İzmir’de gerçekleştirilen “İzmir Yaz Barometresi” çalışması, kent sakinlerinin %40’ının yoğun bir şekilde stres ve anksiyete (kaygı) yaşadığını ortaya koymuştur. Bu durum sadece genel anketlerle değil, mahalle bazlı yapılan derinlemesine araştırmalarla da desteklenmektedir. Örneğin, İzmir’in bir ilçesinde yapılan bir çalışmada katılımcıların %60,7’si kendisini doğrudan “stresli” olarak tanımlamıştır.Stres Kimleri Daha Çok Etkiliyor?Araştırmaların ortaya koyduğu çarpıcı bir diğer sonuç ise bu psikolojik yükün toplumun farklı kesimlerinde nasıl dağıldığıdır:
- Kadınlar ve Negatif Duygular: Kadınların tüm negatif duyguları erkeklerden daha şiddetli yaşadığı, umut ve mutluluk gibi pozitif duyguları ise daha düşük seviyede hissettiği saptanmıştır.
- Eğitim ve Stres İlişkisi: Sanılanın aksine, eğitim seviyesi arttıkça stres oranı da artmaktadır. Üniversite mezunlarının, ilkokul mezunlarına göre %25 daha fazla stres yaşadığı görülmektedir.
- Ekonomik Kaygılar: Kiracılar, ev sahiplerine kıyasla çok daha yüksek oranda stres ve kaygı hissetmektedir.
Diğer Psikolojik SorunlarStres ve kaygı listenin başında yer alsa da kentteki diğer önemli ruhsal tabloları da göz ardı etmemek gerekir:
- Yaşlılıkta Depresyon: İzmir il merkezinde yaşayan 65 yaş üstü bireylerde depresyon yaygınlığı %15,23 olarak tespit edilmiştir. Özellikle yalnız yaşayan ve kronik hastalığı olan yaşlılarda bu risk çok daha yüksektir.
- Psikotik Bozukluklar: Daha ağır seyreden şizofreni ve diğer psikotik bozuklukların İzmir kent merkezindeki yaşamboyu yaygınlığı ise %2,62 olarak ölçülmüştür.
- Travma Sonrası Stres (TSSB): Deprem kuşağında yer alan İzmir’de, 2005 Seferihisar depremi gibi olayları deneyimleyen bireylerde TSSB puanlarının oldukça yüksek olduğu belirlenmiştir.
Sonuçİzmir’de stresin bu denli yaygın olması, toplum ruh sağlığı hizmetlerinin önemini bir kez daha kanıtlıyor. Uzmanlar, özellikle stresle baş etme eğitimlerinin toplum genelinde yaygınlaştırılmasının ruh sağlığı üzerinde koruyucu bir etkisi olacağını vurguluyor. ——————————————————————————– Kaynakça
- Bayetav. (2025). İzmir Yaz Barometresi Araştırması. (Aktaran: İz Gazete, 14.08.2025).
- Bilge, A., Bulutlu, H., Göktaş, K., & Siviloğlu, T. (2015). Topluma verilen stresle baş etme eğitiminin toplum ruh sağlığına yönelik etkililiğinin belirlenmesi. Anadolu Hemşirelik ve Sağlık Bilimleri Dergisi, 18(2), 125-131.
- Akyol, E. (2015). İzmir İl Merkezinde 65 Yaş ve Üstü Yaşlılarda Depresyon Prevalansı. Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi, Uzmanlık Tezi.
- Binbay, T., Alptekin, K., Elbi, H., vd. (2012). İzmir Kent Merkezinde Şizofreni ve Psikotik Belirtili Bozuklukların Yaşamboyu Yaygınlığı ve İlişkili Oldukları Sosyodemografik Özellikler. Türk Psikiyatri Dergisi, 23(3), 149-160.
- Cankardaş, S., & Sofuoğlu, Z. (2019). Deprem ya da Yangın Deneyimlemiş Kişilerde Travma Sonrası Stres Bozukluğu Belirtileri ve Belirtilerin Yordayıcıları. Türk Psikiyatri Dergisi, 30(3), 151-156.

